S Ü K Û T A K Ş A M L A R I
Görmüş ıstırâbı bin türlü güvercinim!
Sükût inivermiş şu çınar gövdesine..
Halbuki suların şarkısı şırıl şırıl,
Gülmek kadar hatta ağlamak kadar güzel!
Ama beyazlara süzülen kanatların,
Sevgili bahârı kışa sunmuş ne çâre!
Kapılar bu akşam sürgülü güvercinim!
Meğer akşamları bölecekmiş bu yollar!
Dağ dağ inecekmiş kan gölü güvercinim!
Renkler solacakmış özleyişin kolunda,
Seni gökyüzünde kandiller saracakmış:
Sağnaklar indiren yüreğinde bu mâtem!
Ne kadar ağırmış küçük başında hüzün:
Kaç zamandır yüzün örtülü güvercinim!
Sorular içinde ayaz gibi bu akşam!
Sorsam bilir misin unutulmuş bahârı?
Nerede bıraktın o tülü güvercinim?
Geceye sunduğum şiirler uçtu sana!
Nede son kucağı kimbilir bunca “âh”ın? !
Bir şehrin olmalı güllerde gülümseyen:
Sevgi dantel dantel örülü güvercinim!
Nazlı uçuşlara bağladığın bir gönül,
Boynu bükük gider arzûlara bu akşam.
İnsanlar dökülür göğsüne sokakların:
- Orda sancımız gömülü güvercinim!
Bu manzara yalnız ağıt hissi verse de;
Sen yine bu akşam bahârı söyle bana:
Nasıldı kızaran son gülü güvercinim!
S Ü K Û T A K Ş A M L A R I - II -
Bu akşama doğsun sükûtun ölmez sesi!
Dağıtıp bir anda hayâtı boğan sisi –
Bulsun istiyorum seni dağlar ardında!
İsmim uçuyordu bir zaman kanadında,
Güvercinim, şimdi bilinmez oldu kimim? ..
Ve işte sükûtun dizlerine serildim! ..
Binlere katlandı yüreğimde bir yara;
Hem bahâra dâir, hem özlenen diyâra...
Dehşetin ördüğü dehlizde unutuldum;
Nerde bilmiyorum ışığa çıkan yolum;
Var mı bekleyenim diri çağlar ardında?
Tahammül eriyor bu karanlık kafeste:
Nerde hür gönlüme sıcacık doğan beste?
Nerde feryâdımı söyleyecek pınarlar?
Kalmaz ebediyyen dağ başlarında bu kar;
Güvercinim, açar bir zaman da çiçekler;
Aşkı terennümde uçuşur kelebekler..
Lâkin, güzelliğin nerde biter sürgünü? .
Bilmek kâfî değil ufukta hazır günü.
Gönülde sükûtu söylüyor şimdi akşam
“Sabır! ” dâvetinde gülüyor şimdi akşam.
Bu gülüş âhengi beni bağlar ardında.
III
Seslere dökülsem uçardım dudaklara;
Belki duyururdu gönlümü uzaklara;
Gönlüm ki gezinir, şu mısrâlar ardında.
Heyecânım kaldı meçhûller ortasında,
Güvercinim, böyle kış olduğundan beri;
Özlüyorum, beni fethedecek seferi...
Bilsen, bu diyârın devâ bulmaz derdi ne?
Ağlayan kalmadı gonca gülün derdine!
Göklerden in artık.. bu feryâda kanatlan!
Sen söyle sükûnu: dirilsin onda zaman!
Ki “Sûr-u İsrâfil”, bu mânâlar ardında...
Doğsun arzulardım bu akşama gür sesi,
Ne çâre, neslimin kayboldu hançeresi!
Sükûtun çığlığı yanar ağlar ardında!
A. YAĞMUR TUNALI
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kommentar zu dieser Seite hinzufügen:
|